top of page

Bilişim Sistemleri Dolandırıcılığı Suçu Kapsamında Mağdurların İzlemesi Gereken 5 Hukuki Adım

28 Eyl
11 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 21 Eki

Bilişim Sistemleri Dolandırıcılığı Suçunda 5 Hukuki Adım ve Para İadesi

Dijitalleşen finansal altyapılar, e-ticaret platformları ve mobil bankacılık uygulamaları günlük hayatı kolaylaştırırken, organize suç şebekelerinin yöntemlerini de kökten değiştirdi. Günümüzde klasik hile ve aldatma yöntemlerinin yerini, dijital ağlar üzerinden saniyeler içinde icra edilen sofistike eylemler aldı. Bilişim sistemleri dolandırıcılığı suçu, mağdurların yalnızca maddi birikimlerini değil, aynı zamanda kişisel verilerini ve dijital kimlik güvenliklerini de doğrudan hedef alan en yaygın siber suç türlerinin başında gelmektedir.


İnternet üzerinden dolandırıcılık suçu ile karşı karşıya kalan mağdurların düştüğü en büyük hata, ilk şok anında panikle hareket etmektir. Fail ile iletişimi sürdürerek ikna etmeye çalışmak, yazışmaları veya dekontları öfkeyle silmek ya da internette "kayıp paranızı geri alıyoruz" vaadiyle ikinci bir dolandırıcılık tuzağı kuran sahte platformlara başvurmak, telafisi imkansız hak kayıplarına yol açar. Siber suç vakalarında zaman faktörü en kritik unsurdur; çünkü transfer edilen meblağlar dijital havuzlarda hızla el değiştirmekte, dakikalar içinde kripto varlıklara veya paravan hesaplara aktarılmaktadır. Bu nedenle soğukkanlılığı koruyarak sürecin teknik ve hukuki boyutunu eksiksiz kavramak şarttır.


Siber Dolandırıcılık Yöntemleri ve Karşılaşılan Temel Tipolojiler

Siber dolandırıcılık eylemleri tek bir şablona bağlı kalmayıp, sürekli evrilen karmaşık bilişim teknikleri ve psikolojik manipülasyon yöntemleriyle yürütülmektedir.


Uygulamada en sık karşılaşılan tipolojiler şunlardır:

  • Sahte Ödeme Sayfaları, Oltalama (Phishing) ve Klon Web Siteleri Failler; bankaların, kamu portallarının, kargo takip firmalarının veya popüler pazar yerlerinin birebir görsel kopyalarını (klon web siteleri) üretir. SMS, e-posta ya da sosyal medya reklamları üzerinden iletilen "Kargonuz teslim edilemedi", "Hesabınız askıya alındı" veya "Uygun fiyatlı ürün" linkleriyle oltalama (phishing) ağına düşürülen mağdurların kart bilgileri, tek kullanımlık SMS onay kodları ve kimlik verileri ele geçirilir.

  • Sosyal Mühendislik, Sahte Yatırım Ağları ve IBAN Kiralama Dolandırıcılığı Mağdurlara yüksek kâr vadeden kaldıraçlı sahte borsa platformları, sahte kripto para fonları veya Telegram görev grupları üzerinden "küçük görevlerle para kazanma" senaryoları sunulur. Bu sistemlerde mağdurun güveni önce ufak kazanç ödemeleriyle kazanılır; ardından yüksek tutarlı transferler talep edilir. Paranın izini gizlemek amacıyla üniversite öğrencileri ya da ihtiyaç sahipleri hedef alınarak organize edilen IBAN kiralama dolandırıcılığı suçu şebekeleri kullanılır; böylece mağdurun gönderdiği meblağlar üçüncü kişilere ait kiralık hesaplara dağıtılarak iz kaybı hedeflenir.

  • Banka Hesaplarına Yetkisiz Erişim ve Uzaktan Kontrol Mağdurların telefonlarına yükletilen sahte yardım/destek uygulamaları (AnyDesk, TeamViewer vb.) veya korsan APK dosyaları vasıtasıyla mobil bankacılık sistemlerine sızılır. Şüpheliler, hesap sahibinin iradesi dışında kredi çeker, avans hesap limitlerini boşaltır ve saniyeler içinde yetkisiz FAST/EFT işlemleriyle fonları farklı kanallara transfer eder.


Bu Ne Anlama Geliyor?

Dolandırıcılar artık kapınızı çalmıyor; bankanızın, kargo şirketinizin ya da güvendiğiniz bir alışveriş sitesinin dijital bir kopyasını ekranınıza getiriyor. Siz sıradan bir kargo takip linkine tıkladığınızı, cazip bir ikinci el ürün satın aldığınızı ya da karlı bir yatırıma adım attığınızı düşünürken, aslında arka planda şifrelerinizi organize bir suç ağına teslim ediyorsunuz. Paranız hesabınızdan çıktığı anda rastgele bir yerde beklemiyor; izinin sürülmesini engellemek için parayla kiralanmış onlarca farklı "emanet" banka hesabına (öğrenci veya üçüncü kişi hesaplarına) bölünüyor ve çok kısa bir süre içinde kripto varlıklara çevrilerek dijital ortamda buharlaştırılıyor. Kısacası ortada basit bir anlaşmazlık değil, paranızı dakikalar içinde erişilemez kılmak üzere kurgulanmış profesyonel bir dijital tuzak bulunuyor.


Bilişim Sistemleri Dolandırıcılığı Suçu ve Yasal Yaptırımlar (TCK 158/1-f)

Türk Ceza Kanunu sistematiğinde dolandırıcılık fiili, bir kimseyi hileli davranışlarla aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlaması şeklinde tanımlanır. Ancak suçun işlenişinde bilişim araçları devreye girdiğinde, kanun koyucu bu durumu basit bir aldatma olarak görmez. TCK m. 158/1-f hükmü uyarınca dolandırıcılığın "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle" işlenmesi, suçun nitelikli hâli olarak kabul edilir.


Basit ve Nitelikli Dolandırıcılık Ayrımı TCK m. 157'de düzenlenen basit dolandırıcılık ile bilişim sistemleri dolandırıcılığı suçu arasındaki temel fark, failin suçta kullandığı vasıtadır. Klasik dolandırıcılıkta taraflar çoğu zaman yüz yüze gelir ve aldatıcı hareketler doğrudan temasla kurulur. Bilişim vasıtasıyla işlenen suçta ise fail; internet sitelerini, bankacılık altyapılarını, sahte yazılımları veya dijital iletişim ağlarını birer manipülasyon aracı kılar. Siber alanın sunduğu anonimlik, kurbanın faili denetleme imkânını neredeyse tamamen ortadan kaldırdığı için nitelikli dolandırıcılık suçu unsurları çok daha tehlikeli kabul edilir.


Öngörülen Hapis Cezaları ve Adli Para Cezası Sınırları Kanun, TCK 158/1-f maddesi kapsamındaki eylemler için oldukça ağır yaptırımlar öngörmüştür:

  • Hapis Cezası Normal şartlarda nitelikli dolandırıcılığın alt sınırı 3 yıl iken, suçun bilişim sistemleri veya banka/kredi kurumları aracılığıyla işlenmesi (f bendi) durumunda hapis cezasının alt sınırı doğrudan 4 yıldan başlar ve 10 yıla kadar hapis cezası uygulanır. Suçun üç veya daha fazla kişiyle ya da örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bu cezalar yarı oranında veya bir katına kadar artırılır.

  • Adli Para Cezası Hapis cezasının yanı sıra fail aleyhine gün adli para cezası da hükmedilir. Kanunun açık düzenlemesi gereğince f bendi kapsamındaki fiillerde adli para cezasının miktarı, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olamaz.

  • Uzlaşma Yasağı Basit dolandırıcılık dosyaları Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırma kapsamındayken; TCK 158 nitelikli dolandırıcılık suçları uzlaşma kapsamında değildir. Yani taraflar kendi aralarında anlaşsa dahi soruşturma ve kovuşturma doğrudan devam eder.


Görevli Mahkeme ve Kamu Davası Niteliği Nitelikli bilişim dolandırıcılığı davalarında görevli yargı mercii Ağır Ceza Mahkemesi'dir. Suç doğrudan kamu düzenini, ekonomik güvenliği ve bilişim sistemlerine duyulan genel güveni sarstığı için takibi şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaz. Mağdur suç duyurusunda bulunduktan sonra şikâyetinden vazgeçse, zararının giderildiğini beyan etse dahi Cumhuriyet Savcılığı soruşturmayı resen sürdürür ve kamu davası Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde karara bağlanır. Zararın karşılanması ancak TCK m. 168 kapsamında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanmasını ve cezada indirim yapılmasını sağlayabilir; davanın düşmesine yol açmaz.


Bu Ne Anlama Geliyor?

İnternet ya da banka hesapları üzerinden sizi tuzağa düşüren kişiler yakalandıklarında sıradan bir kabahat işlemiş gibi serbest kalamazlar. Kanun, bilgisayar ve banka sistemlerini kötüye kullananları doğrudan "ağır cezalık" suçlu sayar. Bu dosyalara hafif mahkemeler değil, en ağır suçlara bakan Ağır Ceza Mahkemesi bakar. Failin alacağı hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan başladığı için cezanın ertelenmesi veya doğrudan para cezasına çevrilerek geçiştirilmesi hukuken son derece zordur. Üstelik şüpheli sizi arayıp "Paranızı geri vereyim, şikayetinizi geri çekin" dese ve siz vazgeçseniz dahi devlet failin peşini bırakmaz; dosya kapanmaz ve kamu davası ceza kararıyla sonuçlanana kadar devam eder.


Dolandırıcılık Anında İlk 24 Saatte Atılması Gereken Acil Adımlar

Bir siber dolandırıcılık vakası fark edildiğinde atılacak ilk adımlar, paranın geri alınıp alınamayacağını ve faillerin kimlik tespitinin yapılıp yapılamayacağını belirleyen en kritik aşamadır. Mağdurların panikle hareket etmek yerine belirli bir plan dahilinde süratle devreye sokması gereken teknik ve idari tedbirler şunlardır:

  • Banka Müşteri Hizmetleri İle İrtibat ve Şüpheli İşlem Bildirimi Dolandırıcılık tespit edildiği anda vakit kaybetmeksizin bankanın doğrudan kayıp-çalıntı veya şüpheli işlem hattı aranmalıdır. Müşteri temsilcisine yetkisiz bir transfer yapıldığı veya hileli bir işlemle para aktarıldığı açıkça ifade edilerek derhal şüpheli işlem bildirimi kaydı açtırılmalıdır. Yapılan transfer EFT, havale veya FAST işlemi ise karşı bankadaki hedef hesaba banka bloke koydurma talebi ivedilikle iletilmelidir. Şayet para henüz karşı banka havuzunda bekliyorsa veya şüpheli hesaptan nakit olarak çekilmemişse, bankalar arası dolandırıcılık ihbar mekanizması üzerinden transfer durdurulabilir. Görüşme sonunda mutlaka kayıt takip numarası (vaka/ticket ID) talep edilmelidir.

  • Dijital Delillerin Güvenceye Alınması: Bilişim sistemleri dolandırıcılığı suçu soruşturmalarında somut teknik veri olmadan işlem yapmak mümkün değildir. Bu sebeple fail ile temas kurulan tüm mecraların dökümü eksiksiz alınmalıdır:

    • Şüphelinin kullandığı sahte web sitesi bağlantıları (tam URL adresleri).

    • Sosyal medya profilleri, kullanıcı adları, paylaşılan sahte sertifikalar.

    • WhatsApp, Telegram veya SMS üzerinden yapılan yazışmaların ekran görüntüleri ve konuşma geçmişi yedekleri (sohbeti doğrudan silmekten veya şikayet edip sohbeti yok etmekten kaçınılmalıdır).

    • Banka transferine ait işlem dekontları (gönderilen IBAN, alıcı adı-soyadı, referans numarası ve işlem saati net görünmelidir).

    • Kripto transferi söz konusuysa ilgili işlem kodu (TXID) ve hedef cüzdan adresleri.

  • Cihaz Güvenliği ve Ağ İzolasyonu Mobil bankacılık hesabına uzaktan erişimle veya zararlı bir APK yazılımı vasıtasıyla müdahale edildiyse, mağdurun cihazı doğrudan "fabrika ayarlarına döndürmemesi" hayati önem taşır. Cihazı sıfırlamak, faillerin geride bıraktığı arka kapı kayıtlarını, IP izlerini ve dijital logları silerek adli bilişim incelemesini imkânsız kılar. Bunun yerine telefon veya bilgisayar derhal uçak moduna alınmalı, Wi-Fi ve hücresel veri bağlantısı kesilerek cihaz ağdan izole edilmeli; delil niteliği taşıyan durum adli mercilere teslim edilene dek korunmalıdır.


Bu Ne Anlama Geliyor?

Dolandırıldığınızı anladığınız ilk dakikalar adeta bir yangın anıdır. Hesabınızdan çıkan para orada öylece durmaz; suçlular parayı birkaç dakika içinde üçüncü kişilerin hesaplarına dağıtır veya kripto paralara çevirerek izini kaybettirmeye çalışır. Bankanızı hemen arayıp "şüpheli işlem" kaydı açtırmak, paranın karşı hesaptan çekilmesini ya da başka bir yere uçmasını önleyecek bir acil durum frenidir. Telefonunuzu panikle sıfırlamak veya dolandırıcıyla olan mesajları silmek ise olay yerindeki parmak izlerini temizlemekle eşdeğerdir. Bu nedenle mesajları, dekontları ve linkleri hemen kaydedip cihazınızın internetini kapatmalı, polisin ve savcılığın suçluyu bulmasını sağlayacak dijital izleri yok etmemelisiniz.


Savcılık Şikayeti ve Ceza Soruşturmasının İşleyişi

Banka nezdinde acil bildirimler tamamlandıktan sonra vakit kaybetmeksizin resmi adli sürece geçilmelidir. Bilişim sistemleri dolandırıcılığı suçu resen soruşturulan bir eylem olduğundan, olayın aydınlatılması adli makamların titizlikle yürüteceği teknik bir tahkikata bağlıdır.


  • Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu’na Müracaat Siber dolandırıcılık eylemlerinde suç duyurusunun doğrudan yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde yer alan Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu’na yapılması süreci ciddi ölçüde hızlandırır. Polis merkezine ya da jandarmaya şikayette bulunulması mümkün olsa da evrakların savcılığa intikali gün kaybına yol açabilmektedir. Suç duyurusu, mağdurun yerleşim yeri adliyesine veya suçun işlendiği (paranın aktarıldığı banka şubesinin bulunduğu) yer başsavcılığına verilecek kapsamlı bir dilekçeyle gerçekleştirilir.

  • Şikayet Dilekçesinde Bulunması Zorunlu Teknik Veriler Standart, soyut ifadeler içeren genel şikayet dilekçeleri soruşturmanın tıkanmasına veya sürecin uzamasına zemin hazırlar. Dilekçede kronolojik olay örgüsünün yanı sıra teknik ayrıntılar net bir şekilde belirtilmelidir:

    • Gönderici ve alıcı banka hesap bilgileri, IBAN numaraları ve transferin saniyesine kadar işlem saati.

    • Oltalama sitelerine ait alan adları (domain), tam URL yapıları ve varsa sunucu IP adresleri.

    • Şüphelinin iletişim kurduğu GSM numaraları, WhatsApp/Telegram hesap bilgileri ve dijital profil bağlantıları.

    • İlgili dekontlar, ekran çıktıları ve dijital kanıtlar dilekçe ekinde numaralandırılarak savcılığa teslim edilmelidir.

  • Adli Bilişim İncelemeleri: IP Tespiti, Log Kayıtları ve HTS Dökümleri Savcılık makamı şikayeti işleme aldıktan sonra emniyet müdürlüklerinin Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne adli talimat yazar. Bu kapsamda;

    • Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve ilgili internet servis sağlayıcıları (İSS) ile yazışılarak suç anında kullanılan IP adresleri, port numaraları ve abone kimlikleri tespit edilir.

    • Paranın aktarıldığı hesapların banka hareketleri, internet bankacılığı giriş logları ve ATM kamera görüntüleri incelenir.

    • Şüphelilerin iletişim ağını, suç ortaklarını ve konum verilerini açığa çıkarmak amacıyla geriye dönük HTS (iletişim trafiği) kayıtları dosyaya celbedilir.


Bu Ne Anlama Geliyor?

Siber dolandırıcılar dijital dünyada arkalarında sürekli teknik ayak izleri bırakırlar. Ancak bir savcının bu izleri sürmesi dizilerdeki gibi birkaç tuşa basarak gerçekleşmez; her adım kanuni bir prosedür zincirine bağlıdır. Savcılık önce bankaya resmi yazı yazarak "Bu para kimin hesabına gitti?" diye sorar, ardından telefon şirketine "Bu hatta o saatte hangi IP adresi bağlandı?" yazısını iletir. Kurumların bu resmi yazılara yanıt vermesi belirli bir bürokratik zaman alır. Şikayet dilekçenizde para transferinin saatinden kullanılan linke kadar ne kadar çok teknik kanıt sunarsanız, savcının doğru yerlere yazı yazması kolaylaşır ve dosyanızın faili meçhul kalarak kapanma ihtimali o kadar azalır.


Maddi Zararın Tazmini: İcra Takibi ve Hukuk Davaları

Siber dolandırıcılık vakalarında mağdurların en yaygın yanılgısı, savcılık şikayetinin veya Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılacak bir ceza davasının paralarını otomatik olarak hesaplarına geri getireceğini düşünmeleridir. Oysa Türk hukukunda ceza yargılaması ile özel hukuk yargılaması birbirinden tamamen farklı amaçlara ve usul kurallarına tabidir.


  • Ceza Davası ile Tazminat Talebinin Ayrımı Ceza mahkemesinin asli görevi, suçun işlenip işlenmediğini tespit etmek, failin cezai sorumluluğunu belirlemek ve hapis ya da adli para cezasına hükmetmektir. Ceza mahkemesi, faili cezalandırırken re’sen mağdurun uğradığı maddi zararın tazminine veya paranın iadesine karar vermez. Dolayısıyla, bilişim sistemleri dolandırıcılığı suçu nedeniyle kaybedilen meblağın fiilen tahsil edilebilmesi için ceza soruşturmasından bağımsız olarak hukuk mahkemelerinde alacak davaları açılmalı veya icra müdürlükleri nezdinde dolandırılan paranın icra takibi başlatılmalıdır. Şüphelilerin veya paravan şahısların mal kaçırmasını önlemek adına mahkemeden gecikmeksizin ihtiyati haciz kararı talep edilmesi, tahsilat şansını artıran en temel enstrümandır.

  • Paranın Aktarıldığı Hesap Sahiplerine Karşı Sebepsiz Zenginleşme Davaları Siber suç şebekeleri, transfer edilen fonları gizlemek amacıyla sıklıkla üçüncü şahıslara ait "kiralık" banka hesaplarını kullanır. Paranın aktarıldığı hesap sahibi, ceza davasında "Hesabımı arkadaşıma kullandırmıştım, olaydan haberim yoktu" savunması yapsa dahi, bu durum onu özel hukuk bakımından sorumluluktan kurtarmaz. Türk Borçlar Kanunu’nun 77 ve devamı maddeleri uyarınca, haklı bir hukuki sebep olmaksızın malvarlığında artış meydana gelen bu kişilere karşı hesap sahibine sebepsiz zenginleşme davası açılır. Bu sayede mağdur, zararını doğrudan parasının transfer edildiği banka hesabının yasal sahibinden haciz yoluyla tahsil etme hakkına kavuşur.

  • Bankanın Ağır Kusuru ve Güvenlik Açığından Doğan Hukuki Sorumluluğu Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre bankalar birer "güven kurumu"dur ve müşterilerinin mevduatlarını her türlü dijital saldırıya karşı korumakla (objektif özen borcu) yükümlüdür. Müşterinin açık bir rızası olmaksızın gerçekleşen yetkisiz para transferlerinde, sahte SIM kart kopyalama vakalarında, internet bankacılığına olağandışı konumlardan/gece saatlerinde yapılan şüpheli girişlerde bankanın güvenlik algoritmaları yetersiz kalmışsa bankanın güvenlik açığından sorumluluğu doğar. Mağdurun şifre paylaşımında ağır bir ihmali bulunmadığı takdirde, bankanın mevzuata aykırı güvenlik zafiyeti sebebiyle oluşan zarar; tüketici mahkemeleri ya da asliye ticaret mahkemeleri nezdinde açılacak tazminat davaları ile doğrudan bankadan talep edilebilir.


Bu Ne Anlama Geliyor?

Ceza mahkemesi suçluyu hapse atar ancak cebinize paranızı geri koymaz. Dolandırıcı ne kadar ağır ceza alırsa alsın, parayı geri almanın tek yolu özel hukuk kurallarını işletmek, yani ayrı bir icra takibi veya tazminat davası açmaktır. Parayı alan kişi "Ben sadece hesabımı birine kiralamıştım, dolandırıcı ben değilim" dese bile, kanunen sebepsiz yere zenginleştiği için o parayı size kuruşu kuruşuna geri ödemekle yükümlüdür. Üstelik bankanız hesabınızdan şüpheli ve olağandışı bir şekilde para çekilmesine göz yumduysa veya güvenlik açığı verdiyse, paranızın peşine doğrudan bankadan da düşebilirsiniz. Kısacası suçlunun ceza alması için savcılık süreci yürütülürken, paranın geri alınabilmesi için vakit kaybetmeden hukuk davalarının açılması gerekir.


Bilişim Suçlarında Profesyonel Hukuki Danışmanlık ve Dosya Takibi

Bilişim sistemleri dolandırıcılığı suçu mağduriyetlerinde, hukuki sürecin şansa bırakılmaması ve karmaşık usul kurallarında hata yapılmaması için uzman desteği elzemdir. Bu noktada devreye giren bilişim suçları avukatı (uygulamadaki yaygın tabirle siber suçlar ceza avukatı), dosyanın kaderini belirleyen teknik ve stratejik hamleleri baştan sona yönetir.


  • Delil Kaybolma Riski ve Zamanaşımı Sürelerinin Takibi: Bilişim suçlarında delil toplama süreci, dijital verilerin (IP logları, sunucu kayıtları, kripto cüzdan hareketleri) saniyeler içinde silinebilme potansiyeli taşıması nedeniyle son derece hassastır. Elektronik ortamdaki kayıtların güvence altına alınması ve bilişim dolandırıcılığı zamanaşımı süreleri gibi kanuni sürelerin kaçırılmaması profesyonel bir takiple mümkündür. Aksi takdirde, eksik işlemler yüzünden "dolandırıcılık davası ne kadar sürer?" endişesi yerini geri döndürülemez hak kayıplarına bırakabilir.

  • Takipsizlik Kararlarına (KYOK) İtiraz Prosedürleri Soruşturma aşamasında faillerin yurt dışı bağlantılı olması, kimliklerinin tespit edilememesi veya yeterli delile ulaşılamaması gerekçeleriyle savcılık makamı tarafından takipsizlik (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar - KYOK) verilebilir. Bu gibi durumlarda, savcılık soruşturması takipsizlik kararına itiraz prosedürünün 15 günlük yasal süresi içinde, eksik bırakılan adli bilişim tahkikatlarına vurgu yapılarak Sulh Ceza Hakimliği nezdinde gerçekleştirilmesi şarttır.

  • Teknik Adli Bilişim Raporlarının Değerlendirilmesi Siber dolandırıcılık dosyalarında savcılık veya mahkeme kanalıyla alınan adli bilişim bilirkişi raporları oldukça karmaşık teknik terimler içerir. Bu raporlardaki aleyhe hususların hukuki dille çürütülmesi, HTS dökümlerindeki veya log kayıtlarındaki çelişkilerin mahkeme heyetine lehe yorumlanacak şekilde, açıkça izah edilmesi doğrudan avukatın teknik bilgi birikimine ve siber ceza hukuku pratiğine bağlıdır.

  • Sürecin Ceza ve Borçlar Hukuku Ekseninde Eşzamanlı İdaresi Dosyanın yalnızca faillerin cezalandırılması (ceza davası) boyutuyla değil, aynı zamanda zararın tazmini (hukuk/sebepsiz zenginleşme davası) boyutuyla da takip edilmesi gerekir. Hak kaybı yaşamamak adına her iki sürecin koordineli biçimde, birbirlerinin bekletici meselesi yapılacak şekilde eşzamanlı idaresi esastır.


Bu Ne Anlama Geliyor?

Standart bir dilekçeyle karakola veya adliyeye başvurup "gereğinin yapılmasını arz etmek" siber dolandırıcılık dosyalarında maalesef sonuç vermez. Çünkü dijital veriler çok hızlı silinir ve şikayetiniz usule uygun, teknik detaylarla desteklenmemişse savcılık "yeterli delil yok" diyerek dosyanızı kapatabilir. Dosya kapandığında süresi içinde doğru gerekçelerle hakime itiraz etmeniz, mahkemeye sunulan bol terimli bilgisayar raporlarındaki hataları bulup hakimin anlayacağı dilde açıklamanız gerekir. Ayrıca hem suçluyu hapse attırmak hem de paranızı geri almak için iki farklı hukuki yolu aynı anda yürütmelisiniz. Bu işlemleri kendi başınıza takip etmeniz, usul kurallarını bilememekten ötürü haklıyken haksız duruma düşmenize ve dosyanızın rafa kaldırılmasına neden olabilir.


Hukuki İnceleme ve Süreç Değerlendirmesi İçin Online Randevu

Bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen suçlarda soruşturma ve tazminat süreçleri; teknik raporların analizi, sıkı hak düşürücü süreler ve usul hukuku kuralları nedeniyle yüksek hassasiyet gerektirir. Sürecin başında mevcut dijital delillerin, banka kayıtlarının ve teknik verilerin güncel mevzuat ile Yargıtay içtihatları doğrultusunda kapsamlı bir hukuki incelemeye tabi tutulması, olası hak kayıplarının önüne geçilmesinde temel faktördür. Dosyaya ilişkin evrakların somut olay çerçevesinde hukuki açıdan değerlendirilmesi, izlenecek adli ve idari yol haritasının netleştirilmesini sağlar.




Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Savcılık şikayeti dolandırılan paranın doğrudan iadesini sağlar mı?

Hayır. Savcılık ve ceza mahkemeleri failin cezalandırılmasına odaklanır. Dolandırılan meblağın tahsili için ayrıca icra takibi veya hukuk mahkemelerinde sebepsiz zenginleşme davası açılmalıdır.

Hayır. TCK m. 158/1-f kapsamında düzenlenen nitelikli bilişim dolandırıcılığı suçu uzlaşma kapsamında değildir; şikayetten vazgeçilse dahi kamu davası devam eder.

Evet. Hesabını üçüncü kişilere kullandıran hesap sahipleri hem ceza davasında yardım etme/iştirak suçlamasıyla karşılaşabilir hem de haksız zenginleşme nedeniyle parayı mağdura tazmin etmekle yükümlüdür.

İlk 24 saat içinde ivedilikle bankanızın kayıp-çalıntı hattını arayarak şüpheli işlem bildirimi yapmalı, paranın gittiği hesaba bloke koydurmalı ve hiçbir yazışmayı silmeden ekran görüntülerini güvenceye almalısınız.


Yorumlar


Çapa 1
bottom of page